Haber
11.05.2017
Akademisyenlere Yurtdışı Engeli Meclis’e Taşındı
CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, 15 Temmuz darbe girişimi bahane edilerek getirilen akademisyenlerin akademik amaçlı yurtdışına çıkışlarında rektörlük izni aranması şartını Meclis’e taşıdı.

Adıgüzel, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın (YÖK) 19.07.2016 tarihli yazısı ile öğretim elemanlarının yurtdışında kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılarla, bilim ve meslekleri ile ilgili diğer toplantılara katılmalarını rektörlerin yetkisine bırakan karara ilişkin yaşanan mağduriyetlere ve keyfi uygulamalara değindi.
Adıgüzel, “Öğretim elemanları, rektörlerin keyfi uygulamalarına ilişkin şikâyetlerini dile getirmektedir. Örneğin, geçtiğimiz aylarda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İnsan Hakları Merkezi Müdürü Yrd.Doç.Dr. Kerem Altıparmak, üniversite yönetiminin yurtdışı toplantılarına katılmasına izin vermediğini dile getirmişti. Örnekler çoğaltılabilir. Ancak buradaki asıl mesele, akademik özgürlüklerin, bilimsel özerkliğin yok edildiği, binlerce akademisyenin hukuksuzca ihraç edildiği, hak arama yollarının tıkandığı bir ortamda, bu keyfi uygulamalar ile üniversitelerde var olma mücadelesi veren akademisyenlere yıldırma politikası uygulanması, akademinin saygınlığının yıpratılmasıdır” dedi.
Adıgüzel, soru önergesindeİlgili kararın alınmasından bu yana geçen süre zarfında, yurdışında akademik ve bilimsel faaliyetlere katılmak için kaç öğretim görevlisi rektörlüklere başvuruda bulunmuştur? Bunların kaçı üniversite yönetimi tarafından reddedilmiştir? Bunların üniversitelere göre dağılımı nasıldır?” diye sordu. 

Milli Eğitim Bakanı’na: Ne Zamana Kadar Susacaksınız?

Yaptığı yazılı açıklamada “İşimizi geri istiyoruz”  diye başlattıkları açlık grevinde 63 günü geride bırakan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya da değinen Adıgüzel, Milli Eğitim Bakanı’na “Vicdanınız da mı sızlamıyor?” diye seslendi. Adıgüzel, “Binlerce insanı hukuksuzca ihraç ettiniz. Yetmedi bütün hak arama yollarını kapattınız. Mağduriyetlere yönelik kuracağız dediğiniz komisyondan 4 aydır ses seda yok. Sizin derdiniz FETÖ ile mücadele değil, FETÖ bahanesi ile muhalif kesimi korkutmak, sindirmek.  Hukuksuzca ihraç ettiğiniz iki akademisyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça başkentin göbeğinde, sizlerin gözleri önünde günden güne erirken, çocukları için endişe eden annelerin randevu taleplerini bile geri çeviriyorsunuz. Daha ne kadar susacaksınız? Vicdanınız daha ne kadar adım adım ölüme giden bu iki genç insana sessiz kalacak? Daha ne kadar anaları ağlatacak, gençleri ölüme terk edeceksiniz?” dedi.